Hakkakul Logo Beyaz
Ara
Close this search box.

VEKİLİN VEKALETNAMENİN ASLINA UYGUNLUĞUNU ONAYLAMASI HK.

KARAR: VEKİLİN, KENDİSİNE VERİLEN VEKALETNAMENİN ASLINA UYGUNLUĞUNU İMZASI İLE ONAYLAYABİLME YETKİSİ VEKÂLETNAMENİN KENDİSİ TARAFINDAN KULLANILDIĞI İŞLEMLERLE SINIRLI DEĞİLDİR.

KARAR NO : 2014/2059

KARAR TARİHİ : 20.02.2015

(Ankara 17. İdare Mahkemesi)

…Anayasanın “Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü” başlıklı 11. maddesinde; Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve vargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu, “Hak arama Hürriyeti” başlıklı 36. Maddesinde ise: herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.

İdare ile kişiler arasında ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıkları nihai olarak sonlandırma amacı güden yargılama fonksiyonunun ön koşulu kabul edilen hak arama hürriyeti, Anayasa’nın temel haklar ve özgürlükler bölümünde düzenlenmiş ve bu hakkın ilk koşulu olan yargı mercilerine başvurabilme hakkı ve hürriyeti kural altına alınmış olup; bunun doğal bir sonucu olarak, bireylerin vargı organları önünde iddia, savunma ve adil yargılanma hakkına sahip oldukları kuşkusuzdur. Hak arama hürriyeti: devredilemeyen, vazgeçilemeyen temel hak ve hürriyetler arasında olmasının yanında, kişilerin diğer temel hak ve hürriyetlerinin korunmasının bir teminatı ve usuli güvencesidir. Hak arama hürriyeti, bireylerin sahip oldukları tabii ve pozitif hakların ihlali durumunda, bu ihlali sonlandırma veya menfi etkilerini ortadan kaldırma işlevini görmekte ve mahkemeye ulaşma hakkı olarak da tanımlanmaktadır. Yasama ve yürütme organları, idare makamları ve diğer kuruluş ve kişiler gibi temel hukuk kurallarıyla bağlı olan yargı organları, davaya konu edilen uyuşmazlıkları çözerek bireylerin bu haklarım koruma ve kullanmalarını sağlamakla görevlidirler.

Bakılan davada, uyuşmazlık davacı şirket tarafından birden fazla avukat tek vekaletname ile vekil temsil edildiğinde, bu vekillerden biri idareye şikayet başvurusu dilekçesini imzaladığı durumda, başvuru dilekçesine eklenen vekaletnamenin aslına uygunluğunu diğer vekilin imzalaması durumunun mümkün olup olmadığından kaynaklanmaktadır.

Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinden avukatın usulüne uygun olarak düzenlenen ve kendisine verilmiş olan vekâletnamelerin örneklerini çıkarıp aslına uygunluğunu imzası ile onaylayarak kullanabilecektir. Tek vekaletname ile birden çok avukatın vekil tayin edildiği durumlarda, anılan vekaletnamenin aslına uygunluğunu vekaletnamede adı geçen avukatlardan her hangi birinin yapabilecektir. Bu durumun aksinin kabul edilebilmesi için bu durumu engelleyen bu açık bir mevzuat hükmünün bulunması gerektiği açıktır. Öte yandan “avukatın kendisine verilen vekaletnamenin aslına uygunluğunu imzası ile onaylayabilme yetkisinin vekâletnamenin kendisi tarafından kullanıldığı işlemlerle sınırlı olduğu” şeklindeki düşünce hak arama hürriyetini sınırlama manasına da geleceğinden kabul edilmesi mümkün değildir.

Bu durumda, uyuşmazlık konusu şikâyet başvurusu bakımından vekâletnamenin aslına uygunluğu davacı şirketçe verilen vekaletnamede adı geçen avukat tarafından mevzuata uygun olarak onaylandığından, söz konusu vekâletnamenin şikâyet başvurusunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceğinden itirazen şikayet başvurunun şekil yönünden reddi gerektiği yönündeki dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına…